Ödemelerinizi Nasıl Alırdınız?

Ödemelerinizi Nasıl Alırdınız?
Ödemelerinizi Nasıl Alırdınız?

ÖDEMELERİNİZİ NASIL ALIRDINIZ?
Hepimiz para konusunda saatlerce düşünüyoruz; ancak parayı nasıl savursak diye geçiriyoruz aklımızdan. En komiği de ne yaparsam yapayım biriktiremiyorum, bari gidip kredi çekeyim de en azından icra korkusuyla ödeme yapıp kenara para atabiliyorum diye başlayan ucuz hikayelerle avutuyoruz kendimizi. Cebimizdeki paranın hesabını yapabiliyoruz; ama cırt ekonomisine yani kredi kartlarına geçtikten sonra tasarrufun ne olduğunu, Ayşe Teyzemin hiç kredi kartı olmadığını ne de çabuk unuttuk! 

BEYİN YAPISI VE İŞLEVSİZLİĞİ
Stüdyolarda yapılan TV programlarında salondaki seyircilere ne zaman alkışlaması gerektiği bir lambanın yanıp sönmesi yoluyla bildirilir ve beğenseler de beğenmeseler de alkışlamayı ihmal etmezler, sitcom dizilerinde nereden geldiği belli olmayan ve size de gülme dürtüsünü aşılayan kahkaha efekti gibi. İnsan beyni, çok fazla düşünmeyi sevmez. Belleğine daha önce neyi yerleştirdiyse o bilgiyle hayatının akışını devam ettirir, hep aynı patika yoldan gidip gelir bilgiler. Ölüm kalım mücadelesini kazanmış biriyle yaptığınız sohbette sıkça duyduğunuz Abi hayatım film şeridi gibi gözümün önünden geçti. cümlesi de bunun en bariz örneğidir. Bu tip durumlarda beyin Eyvah eyvah bu gidici! diyerek geçmişte yaşanan anıları hızlıca tarayarak benzer durum araştırması ve bu durumda daha önce ne yaptığına bakar ve film şeridi denen olgu da bundan ibarettir. Haricen beyin, son derece tembel ve yönetilmeye çok müsait bir yapıya sahiptir.

ÖDEME SANCISI VE KREDİ KARTI
Finansal koşulların ve teknolojinin geliştiği günümüzde bizler de o tembel beynimize güvenerek hatalar yapıyoruz; çünkü pazarlamacılar bu işin farkında ama beynimiz hala derin uykuda. Bir patronun nasıl çıldırdığına, zararına nasıl satış yaptığına kafa yormadığımız gibi finansal dünyamızda bizi köleleştiren kredi kartlarına da hiç takılmıyoruz. Harcadığımız için kazandığımız puanların hesabını yapıyoruz; ama harcamayı gerçekten yapmalı mıydım? sorusunu sormak gelmiyor aklımıza. 
Ödeme sancısı, özellikle evinizin bütçesi ve tasarruf yapabilmeniz açısından çok önemli. Markete gittiniz, 1000 Türk Lirası alışveriş için ödemenizi Kredi kartı, bankamatik kartı ya da nakit olarak yapabilirsiniz. Parayla vedalaşmanın duygusallığını yaşayan kişiler yani nakit ödeme yapanlar daha fazla sancı çekiyor, diğer ödeme yöntemlerinde ise harcamanızı hesabınızdaki paradan yapıyor olsanız bile parayı görmediğiniz için duygusal bir bağ kurmuyorsunuz. Tamamen Duygusal dediğimiz durum bu esasında; ancak tuhaf olan durum şu ki hangi ödeme yöntemini kullanırsanız kullanın gün sonunda birikiminiz 1.000 Türk Lirası azalıyor ve nakitte daha fazla sancı çekiyorsunuz, hatta alışveriş sonunda depremler oluyor beynimde, cebimde ölen bir şey var diye söylenmeye başlıyorsunuz. Ödeme sancısı yüksek olursa belki o tüketimi yapmaktan vazgeçeriz; elbette zaruret olmadığı müddetçe. Yani ödeme yöntemi, ödeme sancısının şiddetini belirlemektedir. 

ÖDEME ZAMANI
Plastik kartların ölümcül dehasının temel psikolojik etkisi, tüketimi gerçekleştirdiğimiz zamanla ödeme yaptığımız zamanı birbirinden ayırmasıdır. Tatile gidiyorsunuz, 2 seçeneğiniz var. Ya erken rezervasyon yaptıracaksınız ya da çıkışta bekle, görüşeceğiz seninle de diyebilirsiniz. Erken rezervasyonla alınan tatilde her şey güllük gülistanlık iken çıkışta yapacağınız tatil ödemesinde ise yediğiniz hurmalar aklınıza gelecek. Ancak erken rezervasyon gibi ödeme anını tüketimden ayırmaya başladığınız anda sancı yine azalıyor. Daha fazla tüketme dürtüsü yine o çok güvendiğiniz beyninizde şimşekler çakarcasına beliriyor. Erken rezervasyonla her şey dahil bir tatil dönüşü özellikle erkeklerin Leblebi yutmuş solucan gibi bir göbekle gezinmeleri işte bu dürtüden olsa gerek!