OSMANLI DEVLETİNDE İLK BÜYÜK ÇAPLI ENFLASYON

OSMANLI DEVLETİNDE İLK BÜYÜK ÇAPLI ENFLASYON
OSMANLI DEVLETİNDE İLK BÜYÜK ÇAPLI ENFLASYON

Öncelikle enflasyonun ne demek olduğunu herkesin anlayacağı basit bir dilde anlatmak gerekirse;
Enflasyon, tüketilen genel ürünlerin fiyatlarının sürekli olarak artması durumudur. Örneğin; bir mal ocak ayında 10 TL iken şubat ayında 11 TL olursa; enflasyon oranı %10’dur. Mart ayında 12 TL olursa bir önceki aya göre enflasyon oranı %9,1’dir. Ay ay enflasyon oranları toplanarak yıllık enflasyona ulaşılır.

Enflasyonun birçok çeşidi bulunur. Fakat bunların hepsini burada anlatmayacağım. Sadece üç türünü söylemek gerekirse;

-  Ilımlı Enflasyon: Enflasyon oranının yıllık %10 a kadar olduğu durumdur.

-  Aşırı Enflasyon: Enflasyon oranının yıllık %10 ile %200 (kimilerine göre %1000) arası olduğu durumdur.

-  Hiperenflasyon: Bu enflasyon türünde fiyat artışları o kadar büyük ve süratlidir ki fiyat artışları gün aşırı ve hatta aynı gün içinde bile yaşanabilir. Genelde fiyat artışları aylık %50’ye ulaştığı zaman hiperenflasyon söz konusudur.

Enflasyonun ne demek olduğunu açıkladığımıza göre ana konumuza dönebiliriz.

-Sultan III. Murad Dönemi (1574-1595)-

Üçüncü Murad, Sultan İkinci Selim’in oğlu, Kanuni Sultan Süleyman’ın torunudur. Annesi aslen Yahudi ya da Venedik kökenli cariye Nurubanu Sultan (Cecillia Baffo) dır. Saltanatı boyunca İstanbul’dan ayrılmamış, Edirne’ye bile gitmemiştir. Döneminde, haremin etkinliği sarayın resmi işlevinin önüne geçmiş, Harem dairesi en kalabalık cariye ve hizmet kadrolarına ulaşmıştır. Bununla birlikte gösteri sanatları, düğün ve şenlikler, saray protokolü ve görkem (ve tabi ki bunlara harcanan para) muazzam seviyeye ulaşmıştır. Bunlar kadar önemli diğer olaylar ise; yolsuzluk ve rüşvetin yaygınlaşması, ilk yüksek enflasyon ve kapıkullarının saraya dönük eylemleridir.

-Aşırı Enflasyona Doğru-

Babasının cenazesinin ardından ulufe dağıtılması maksadıyla iç hazineden her biri 10 bin altınlık 110 kese altın çıkarıldı. Dönemindeki ilk sıkıntı da ulufenin dağıtılması sırasında yaşanmış ve bazı kapıkulları adaletsiz dağıtım nedeniyle eyleme geçmişlerdir. 

Bu sırada halk nazarında hayat pahalılığı her geçen gün artmış, piyasa kırkık ve ayarı düşük akçelerle dolmuştu. İstanbul kadısına yazılan hükümlerde bir altının 60 akçe, bir kuruşun ise 40 akçe düzeyinde tutulması istendiyse de para darlığı yüzünden hükümler geçersiz kaldı. 

Para sıkıntısı yaşanırken bir de ardı ardına yapılan iki düğün töreni için (Not: Şehzade Mehmed’in sünnet töreni tam 51 gün sürmüştür.) hazineden 50 yük altın çıkarıldı. Aynı dönemde yapılan savaş harcamaları ve kazanılan savaşlar nedeniyle verilen şölenler devlet hazinesinin iyice tükenmesine neden olmaktaydı. 

1586 yılında ise ekonomiyi etkileyen iki çok önemli olay meydana geldi. Birincisi padişahın kızı Ayşe Sultan’ın düğünü nedeniyle yapılan harcamalar, ikincisi ise korkunç bir veba salgınıydı. Bu veba öylesine etkiliydi ki etkisini ancak 1590 yılına doğru yitirdi. 

2 Nisan 1589 yılında, İstanbul’da çok gergin bir gün yaşandı. Beylerbeyi Vakası olarak bilinen olayda, kapıkulu süvarileri ulufe akçelerinin düşük ayarlı gümüşten kesilmesi nedeniyle saraya yürüdüler. Padişahın kendisine yapılan tehditler nedeniyle, bazı makamdaki kişiler değiştirilerek olaylar yatıştırıldı. 

Döneminde ekonomiyi kötü etkileyen birçok olay meydana geldi. Bazı yangınlar, depremler, sarayda rüşvete bulaşmayan kişinin kalmadığını gösteren ilginç bir olay, (örtbas edilmiştir.) veba (birden fazla kez), Anadolu’da can ve mal güvenliği kalmaması, iskan, taşımacılık ve beslenme sorunları, salgınlar vb. 

Bu vb. nedenlerle aşırı enflasyon yaşanmış, gümüş paranın değeriyle sürekli oynanmış, yiyecek fiyatları artmıştı. 600 dirhem gümüşten 400 akçe kesilmesi gerekirken 800 akçe kesilmekteydi ki bu, yüzde 100’lük bir enflasyon demekti. Aynı nedenle ücretli çalışanların alım gücü yarıya düşmüş, bunun sonucunda kapıkulu ayaklanmaları olmuştur.

Yukarıda anlattığım aşırı enflasyon ve nedenlerini günümüze uyarlayarak düşünmek, bilincinizin açılmasına yardımcı olacaktır.